ÇALIŞANLARA RAMAZAN TAVSİYELERİ


  • Siz siz olsun Ramazan'da zor ve dikkat isteyen işlerinizi ertelemeyin. Sabah saatleri oruçlu bir insanın en verimli zamanlarıdır. Henüz kan şekeriniz normaldir ve çok fazla susamamışsınızdır. Tansiyonunuz olması gerektiği gibidir. Bu da verimli bir şekilde çalışabileceğiniz anlamına gelir. Oysa akşam saatlerinde gittikçe güçten düşecek ve verimsizleşeceksiniz. İmkânınız varsa en zor işleri sabah saatlerinde halletmeye çalışın ve öğleden sonralarınızı mümkün olduğu kadar boşaltın.
  • Ramazan'da iftar ve sahurda yedikleriniz çok önemlidir. Hem sağlığınız, hem günlük veriminiz, hem de dengesiz kilo alımından korunmak için yediklerinize dikkat etmelisiniz. Özellikle uzak durmanız gereken gıdalardan biri Ramazan sofralarının baş tacı şekerli hamur tatlılarıdır. Hamur işleri, börekler, pastalar, çikolatalar, gazlı içecekler, kızartmalar, hazır gıdalar, sakatatlar, margarin ve tereyağı özellikle kaçınmanız gereken yiyeceklerdir. Ramazan yaklaşırken heyecanla beklenen Ramazan pidesini ise küçük miktarlarda tüketmeye çalışın. Canınız tatlı istediğinde sütlü tatlıları tercih edin.
  • Ramazan'daki bir diğer hata da, yeteri kadar çeşitli ve sağlıklı gıdalar tüketilmemesidir. İş hayatındaki veriminizin düşmemesi için özellikle doğru şeyler yemeye özen gösterin. Ayrıca Ramazan'da metabolizmanız yavaşladığı için her zamankinden daha az yemelisiniz, aksi takdirde şişmanlayabilirsiniz. İş yerinde iftarınızı bir bardak meyve suyu, biraz çorba ve ekmekle açmanız yeterlidir. Bu gıdalar size güç verir. Akşam yemeğinizi ise evde yemeye özen gösterin, böylelikle iftarınızı kötü besinlerle geçiştirmiş olmazsınız. İftar sofranızdan ise protein içeren besinleri, bir parça ekmek veya pilavı, bir bardak ayranı eksik etmeyin. Sebze ve meyveler de iftar sofralarının vazgeçilmezleridir.
  • Özellikle kahve, çay ve sigara bağımlıları Ramazan yaklaşırken bu alışkanlıklarını azaltmaya başlamalıdırlar. Aksi takdirde Ramazan'da baş ağrısı, konsantrasyon eksikliği, stres yaşayabilirler. Ramazan'da gazlı içeceklerden de mümkün olduğu kadar uzak durmaya gayret edin. İftardan sonra bol meyve çayı size kendinizi iyi hissettirecektir.
  • Sahur zamanları uykunuz o kadar ağırdır ki, yataktan kalkmak istemezseniz, hele de bir iki saat sonra yeniden uyanıp işe gideceğiniz gerçeği sizi daha da isteksizleştirir. Ancak sahur özellikle çalışan insanlar için çok önemlidir. Sabah saatlerinde zinde olmanızı, gününüzün verimli geçmesini sağlar. Normal günlerdeki kahvaltı öğününün yerine geçerek beyninizi besler. Sahurda bir bardak süt, kraker, meyve yeterlidir. Çok ağır şeyler yememeye özen gösterin. Ayrıca rahat bir gün geçirmeniz için içtiğiniz suyun miktarı da çok önemlidir. Sahura kalktığınızda, susamamış olsanız bile, bol bol su içmeyi ihmal etmeyin!
  • Ramazan'da iftar ve sahur sofralarından tuzlu gıdaları ve içecekleri eksik etmeyin. Aşırıya kaçmadıktan sonra tuz vücudunuz için iyi olacaktır. İftar ve sahur arasında geçen zamanda ise yaklaşık litre sıvı tüketmeniz çok önemlidir. Sıvı ihtiyacınızı suyla karşılayabileceğiniz gibi, çay, kahve ya da meyve suyu ile de giderebilirsiniz.
Read more »

ORUÇ TUTANLARA SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ


  • Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
  • Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.
  • Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
  • Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.
  • Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
  • İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
  • İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.
  • Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
  • Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.
  • Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.
  • İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.
  • Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.
Read more »

ORUÇ TUTANLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ


  • Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
  • Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.
  • Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
  • Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.
  • Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
  • İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
  • İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.
  • Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
  • Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.
  • Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.
  • İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.
  • Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.

Read more »

SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT


Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.
Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.

Read more »

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME


Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 16 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.

Read more »

KENDİ PEYNİRİNİ KENDİSİ YAPMAK İSTEYENLER


Marketlerden hiç düşünmeden satın alınan ürünlere pek çok katkı maddesi ve koruyucu eklendiğini artık hepimiz biliyoruz. Sağlıklı, lezzetli ve besleyici bir gıda olan peyniri evde yapmak ise aslında oldukça kolay;
  • Peynirlerinizi Damak Tadınıza Göre Çeşitlendirin
  • Hazırladığınız peynirlerin lezzetini artırmak için çörekotu, kekik, dereotu gibi baharatlar ekleyip değişik tatlar elde edebilirsiniz.
  • Suyunu Çöpe Atmayın
  • Peynirinizi süzdükten sonra elinizde kalan peyniraltı suyunu oldukça faydalı olduğundan saklamanızı tavsiye ederiz. Peyniraltı suyunu çorbalarınızda, yemeklerinizde veya hamur işlerinizde kullanabilirsiniz.
  • Sirkeden Faydalanın
  • Özellikle evde sirke yapımıyla uğraşıyorsanız, lor yapımı için limon ölçüsünü yarıya düşürüp yerine ev yapımı sirke ekleyebilir, farklı bir lezzet elde edebilirsiniz.

Read more »

BAĞIRSAKLARA İYİ GELEN YİYECEKLER



Ayva
Ayva, bağırsakların normal bir şekilde çalışabilmesi için en etkili besinlerden bir tanesidir. Özellikle ayvanın içerisinde bulunan tanenler, midenin güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Bir zehirlenme veya mide spazmı durumunda midenin çok daha güçlü olması sağlamaktadır. Bununla birlikte bağırsak enfeksiyonu rahatsızlıklarının tedavisini de hızlandıran bir meyvedir ayva.

Havuç
Özellikle gözlere iyi geldiği bilinen havuç, aslında bağırsaklara da çok iyi gelen bir besindir. Çünkü havucun içerisinde bulunan yağ asitleri bağırsakların temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Hatta yeterli miktarda havuç tüketilmesi halinde bağırsaklarda meydana gelen enfeksiyon rahatsızlıklarının da iyileşebilmesine katkı sağlanmaktadır. Bu nedenle özellikle bağırsak enfeksiyonu gibi rahatsızlıklarda tedavi sürecini desteklemek için havuç tüketiminin önemi büyüktür.

Fasulye
Fasulye de bağırsaklar konusunda havuç ile benzer özelliklere sahiptir. Çünkü içeriğinde bol miktarda yağ asitleri bulundurmaktadır. Bu uçucu yağ asitleri de bağırsakların çalışmasını hızlandırmakta ve bağırsaklarda meydana gelen enfeksiyonların sorunsuz bir şekilde atlatılabilmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle fasulye tüketimine de önem vermek gerekmektedir.

Bamya
Maalesef herkes tarafından çok sevilmese de ve çok tercih edilmese de bamya insan sağlığı için çok faydalı bir besindir. Ayrı olarak bamya bağırsaklara çok iyi gelmektedir. Bamyanın içerisinde reçineler bulunmaktadır ve bu reçineler bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Yani bamya tüketimi sayesinde insan vücudu mikroplara karşı çok daha korunaklı bir hale gelmektedir. Bu sayede de bağırsaklarda meydana gelebilmesi muhtemel enfeksiyonların riski de azaltılabilmektedir.

Nar
Nar, bağırsakların düzenli bir şekilde işlevini getirmesi için yardımcı olan besinlerden bir tanesidir. Nar meyvesinin içeriğinde bulunan vitaminler ve mineraller, midede yer alan mukoza tabakasının güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle bağırsakların sindirimi çok daha kolay bir şekilde yapılabilmektedir.

Armut
Özellikle kabızlık gibi rahatsızlıkların önüne geçmek için tüketilen besinlerden olan armut, bağırsaklarda meydana gelebilecek pek çok hastalığı önlemeye de yardımcı olmaktadır. Çünkü düzenli olarak armut tüketilmesi bağışıklık sistemini çok daha fazla güçlendirmektedir. Bu durum da başta bağırsakta olmak üzere tüm vücutta meydana gelebilecek enfeksiyonel hastalıkların önlenebilmesine katkı sağlamaktadır.

Tarçın
Hoş kokusu ve içerisine konulduğu tatlılara verdiği özel lezzet ile çok sevilen besinlerden olan tarçın, aslında bağırsak sağlığı için çok önemli bir baharattır. Bu nedenle bağırsak sağlığını korumak için düzenli olarak tarçın tüketimine dikkat etmek gerekmektedir. Tarçının pek çok farklı tüketim biçimi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi ve en çok tercih edileni bir bardak suyun içine bir miktar tarçın ilave edilerek içilmesidir. Bu işlem uygulandıktan sonra bağırsakların çalışmasında gözle görülür bir iyileşme yaşanabilmektedir.

Süt ve süt ürünleri
Tüm süt ve süt ürünleri içeriklerinde probiyotik bulundurdukları için bağırsaklara çok yararlı gelmektedirler. Bu nedenle aşırı miktarda olmadığı müddetçe, süt ve süt ürünleri tüketimine dikkat edilmelidir. Ancak bu ürünleri satın alırken özellikle bazı noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Eğer ürünün ambalajında canlı ve aktif küfürleri içerdiğine dair bir ibare bulunuyorsa bu gıda bağırsaklar için çok etkili bir besindir. Her daim vücudun sağlığı için süt ürünlerinde de doğal ürünleri tercih etmeye yönelmek gerekmektedir. Yalnız sütün haddinden fazla tüketilmesi midede ciddi anlamda şişkinliğe yol açabilmektedir. Bunun yanı sıra bazı kişilerin sütte bulunan laktoza karşı alerjisi de olabilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin özellikle laktozsuz sütleri tercih etmesi gerekebilmektedir. Çünkü bu alerjiye sahip kişilerin, diğer sütleri içmesi durumunda midelerinde büyük rahatsızlıklar yaşamaları kaçınılmazdır.

Kepekli tahıllar
Kepekli tahılların içerisinde bol miktarda lif bulunmaktadır. Bu nedenle kepekli tahıllar ve kepekli tahıllar ile yapılmış ürünler bağırsak sağlığı için çok etkili yiyeceklerdir. Kepekli tahılların içerisinde bulunan lifler bağırsakların çalışma sistemini düzenlemektedir. O yüzden de beyaz ekmek yerine kepekli tahıllar ile yapılmış ekmeklerin tüketilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bağırsakları ile problemler yaşayan kişilerin bir müddet kepekli tahıllara yönelmeleri, bu problemin yavaş yavaş ortadan kalkmasına olanak sağlayacaktır. Kepekli tahıllar ekmek olarak tüketilebileceği gibi örneğin kahvaltıda kahvaltılık gevrek olarak da tüketilebilir. Özellikle sabahları lifli gıdalar tüketmek bağırsakların erken vakitte çalışmaya başlamasına olanak sağlayacaktır.

Bakliyatlar
Tıpkı kepekli tahıllar gibi bakliyatlar da bol miktarda lif içermektedir. Bu nedenle bağırsakların düzenli çalışmasına fasulye, mercimek ve bezelye gibi bakliyatlar büyük oranda yardımcı olmaktadırlar. Bakliyatların düzenli olarak tüketilmesi ile kabızlık problemleri ortadan kalktığı gibi şişkinlik ve gaz rahatsızlıklarını da en aza indirilebilmektedir.

Read more »
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...